أسماء أولاد تركية ومعانيها

قائمة أسماء أولاد تركية ومعانيها بالعربية. هذه الأسماء مأخوذة من كلمات تركية حقيقية، والمعنى مأخوذ من قاموس اللغة التركية الرسمي (TDK).
| الاسم بالتركية | بالحروف العربية | المعنى بالعربية | المعنى بالتركية (TDK) |
|---|---|---|---|
| Ateş | آتيش | نار | Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık; od, nâr |
| Barış | باريش | سلام | Barışmak işi |
| Bora | بورا | عاصفة | Genellikle arkasından yağmur getiren sert rüzgâr; boğanak |
| Bulut | بولوت | سحابة | Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın |
| Çınar | تشينار | شجرة الدُّلب | İki çeneklilerden, 30 metreye kadar uzayabilen, gövdesi kalın, uzun ömürlü, geniş yapraklı bir ağaç (Platanus) |
| Demir | دمير | حديد | Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe) |
| Deniz | دنيز | بحر | Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi; bahir, derya |
| Doruk | دوروك | القمة | Dağ, ağaç vb. yüksek şeylerin tepesi, en yüksek yeri; zirve, şahika |
| Güneş | غونيش | شمس | Dünya'nın da dâhil olduğu sistemin merkezinde bulunan Güneş’in yaydığı ısı ve ışık; gün, şems |
| Irmak | إرماك | نهر | Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu; nehir |
| Kartal | كارتال | عُقاب | Kartalgillerden, genellikle kızıl siyah tüylü, çok güçlü, yuvasını yüksek kayalıklar üzerinde kuran, iri, yırtıcı bir tür kuş (Aquila) |
| Kaya | كايا | صخرة | Büyük ve sert taş kütlesi |
| Ozan | أوزان | شاعر | Şiir söyleyen veya yazan kimse; ozan |
| Poyraz | بويراز | رياح شمالية شرقية | Kuzeydoğudan esen soğuk rüzgâr; kuzey rüzgârı, şimal rüzgârı |
| Rüzgâr | روزغار | ريح | Havanın yer değiştirmesiyle oluşan esinti; yel, bad |
| Tan | تان | الفجر | Güneş doğmadan önce ortalığın ağarmaya başladığı vakit; fecir |
| Toprak | توبراك | تراب / أرض | Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü; kara yer, hâk, türap |
| Yiğit | ييغيت | شجاع / فتى شجاع | Güçlü, yürekli olan (kimse); alp, celadetli, yağız, dilaver |
مصدر المعاني التركية: قاموس اللغة التركية الرسمي (TDK). المعنى العربي تقريبي.