أسماء بنات تركية ومعانيها

قائمة أسماء بنات تركية ومعانيها بالعربية. هذه الأسماء مأخوذة من كلمات تركية حقيقية، والمعنى مأخوذ من قاموس اللغة التركية الرسمي (TDK).
| الاسم بالتركية | بالحروف العربية | المعنى بالعربية | المعنى بالتركية (TDK) |
|---|---|---|---|
| Ada | آدا | جزيرة | Deniz veya göl suları ile çevrili kara parçası; cezire |
| Bulut | بولوت | سحابة | Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın |
| Ceylan | جيلان | غزال | Çift parmaklılardan, boynuzlugiller familyasından, çöllerde yaşayan, çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliği ile tanınan, ince bacaklı, zarif, memeli hayvan; ahu, ceren, gazal (Gazella dorcas) |
| Çınar | تشينار | شجرة الدُّلب | İki çeneklilerden, 30 metreye kadar uzayabilen, gövdesi kalın, uzun ömürlü, geniş yapraklı bir ağaç (Platanus) |
| Damla | داملا | قطرة | Yuvarlak biçimde, çok küçük miktarda sıvı; katre |
| Defne | دفنه | شجرة الغار | Defnegillerden, yaprakları güzel kokulu ve yaz kış yeşil olan bir ağaç; develik (II) (Laurus nobilis) |
| Deniz | دنيز | بحر | Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi; bahir, derya |
| Derya | دريا | بحر | Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi; bahir, derya |
| Ela | إيلا | بُنّي فاتح (لون العين) | Açık kestane rengi; ala |
| Gül | غول | وردة | Gülgillerin örnek bitkisi (Rosa) |
| Güneş | غونيش | شمس | Dünya'nın da dâhil olduğu sistemin merkezinde bulunan Güneş’in yaydığı ısı ve ışık; gün, şems |
| Irmak | إرماك | نهر | Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu; nehir |
| İpek | إيبك | حرير | İpek böceği kozaları çözülerek çıkarılan ve dokumacılıkta kullanılan çok ince, esnek ve parlak tel; harir |
| Lale | لاله | زهرة التوليب | Zambakgillerden, yaprakları uzun ve sivri, çiçekleri kadeh biçiminde, türlü renkte bir süs bitkisi (Tulipa gesneriana) |
| Meltem | ملتم | نسيم | Yazın karadan denize doğru esen mevsim rüzgârı; briz |
| Menekşe | منكشه | بنفسج | Menekşegillerden, bir veya çok yıllık otsu bir bitki (Viola tricolor) |
| Nehir | نهير | نهر | Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu; nehir |
| Pınar | بينار | نبع الماء | Yerden kaynayarak çıkan su; bulak, göze |
| Toprak | توبراك | تراب / أرض | Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü; kara yer, hâk, türap |
| Yağmur | ياغمور | مطر | Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı; yağar, yağış, baran, bereket, kay (I), rahmet |
| Yıldız | يلدز | نجمة | Çekirdeğinde oluşan füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınım biçiminde yayan, ışıklı gök cisimlerinden her biri |
مصدر المعاني التركية: قاموس اللغة التركية الرسمي (TDK). المعنى العربي تقريبي.